Site içinde arama






  • Site haritası
  • Anasayfa
  • English Version

    Son güncelleme : 19.08.2009


  • Stratejik İletişimde Vizyon >> Makaleler >> Bu CEO’lara bir şeyler oluyor!

    Sayfadan çıktı al
    Bu CEO’lara bir şeyler oluyor!

    Salim Kadıbeşegil

    Stratejik İletişim Danışmanı

    ORSA Stratejik İletişim Danışmanlığı

     

    Bu CEO’lara bir şeyler oluyor!

     

    Şirketlerin CEO’ları, genellikle en üst katlardaki odaları tercih ediyorlar. Günlük işlere odaklanmaktansa, olan bitene makro bakmayı kolaylaştırdığından olsa gerek! Son zamanlarda sizin de dikkatinizden kaçmamıştır. Yüksek yüksek binaların en tepesindeki katlarda ciddi bir sarsıntı var. Dünya ekonomisinin kendi alanlarındaki lokomotifi olan bu şirketlerin CEO’ları, ya görevlerinden birer birer alınıyorlar ya da alınmak üzereler!

     

    Aslında bu olağan bir süreç. Bir şirketin başına yeni bir CEO atandığında yatırımcılar ortalama 120 gün sakin sakin bekliyorlar. Bu süre yeni CEO’nun kendi yönetim takımını oluşturma ve stratejisini hazırlama dönemi. Daha sonra gidişata göre pozisyon alınıyor. Bu genel eğilim son yıllarda, özellikle de Enron sonrasında değişmeye başladı. Bir şirketin yönetim kalitesini doğrudan etkileyen temel faktörler, bireysel ve kurumsal yatırımcılar gözünde en az finansal performans kadar önemli bir hale geldi.

     

    HP’nin efsane CEO’su Carly Fiorina belki Packard ailesi mirasçıları ile tutuştuğu kavgadan yenik çıktı ama yeni CEO bulmak ve yönetim olarak yeni CEO’yu desteklemek HP yönetiminin başına dert oldu. Etik ve ahlaki değerler şampiyonu Merck Sharp & Dome’un CEO’su Raymond Gilmartin ‘in Vioxx ilacının ölümlere neden olan riskler taşıması nedeniyle piyasadan toplanma kararının ardından istifa etmesi istendi. Henüz kontratının bitmediğini ve görevinin başında olduğunu ileten Gilmartin kendi yerine yeni bir CEO arandığını Wall Street Journal gazetesinden öğrendi. Boeing bir kaç üst düzey yöneticisinin hapis cezası alması ile sonuçlanan ve eski CEO Philip M. Condit’in görevinden alınmasıyla sonuçlanan skandalın yorgunluğunu henüz üzerinden atmamışken bu kez 15 ay önce göreve gelen yeni CEO Harry Stonecipher’in şirket içinde bir kadınla ilişkisi bulunduğu söylentileri ile tarihine yeni bir skandal kattı. Gün geçmiyor ki, Morgan Stanley ve Nestle’nin üst katlarındaki gelişmelerle ilgili bir haber çıkmasın. Eski Morgan Stanley yöneticilerinin aynı zamanda yatırımcı kimlikleri ile şirketin CEO’su Philip Purcell’e karşı başlattıkları savaş birinci sayfalardan eksik olmuyor. Nestle’de de durum pek farklı değil. CEO Peter Brabeck’in “Ben Yönetim Kurulu Başkanlığını da istiyorum” diyerek iki görevi birden yönetmeye talip olmaya başlamasının ilk raundunu Brabeck kazanmış gibi görünüyor. Ancak suların durulduğu sanılmasın. Öte yandan gözler DaimlerChrysler CEO’su Jurgen Schrempp’in üzerinde. Chrysler birleşmesinin bir türlü istenen sonuçları vermemesi dünyanın en büyük üreticilerinden birinin başını yemek üzere. Heineken CEO’su Anthony Ruys da görevinin tamamlanmasından 18 ay önce gönderiliyor. New York Borsasının eski CEO’su Grasso’nun ayrılış tazminatı yüzünden kriz içinde krizler yaşanıyor. 139,5 milyon dolarlık ayrılık tazminatının yanı sıra 48 milyon dolar daha alacaklı çıkan Grasso’nun durumu yakından takip ediliyor. Avrupa’da ise Deutche Börse krizi yaşanıyor. Yatırımcıların ihtarı ile CEO Werner Seifert hemen görevinden alınırken, Yönetim Kurulu Başkanı’nın yıl sonunda gideceği açıklandı.

     

    Bu sütunlara sığmayacak kadar yoğun gelişmelerin yaşandığı CEO’lar dünyasında olup bitenlere yatırımcılar penceresinden baktığımızda bir anlam vermek olası. Beklentiler karşılanmıyor! Ancak gerçek neden bu mu?

     

    İnsanlık tarihinin izlerini sürersek; ateşin ve tekerleğin bulunması ile başlayan toplumsal yaşamı tetikleyen temel gelişmeler 19. yüzyılda matbaanın icadı ile bir başka milat kazanmış, Apple bilgisayarları ile de bilgi ile yönetilen toplumlar oluşumu ortaya çıkmıştır. Bilgiye bu kadar  ekonomik, hızlı ve kapsamlı erişim, bilginin dönüşümü sürecini tetiklerken, bireysel ve toplumsal tepkilerin  de alışık olmadığımız kapsamda günlük yaşamımızın içine girmesine neden olmakta. Toplumun temel beklentisi olan; dürüstlük, hesap verilebilirlik ve ahlaki ilkelerle yönetimde oluşan çatlaklar bir anda  finansal beklentilerin önüne geçebilmekte ve anlı şanlı CEO’ları tepetaklak edebilmektedir.

     

    Son yıllarda kurumsal itibarın önem kazanması ve CEO’ların dört elle bu kavrama sarılmasının nedenlerini buralarda aramak gerekir. Yatırımcılar da dahil olmak üzere herkesin beklentisi “kârlılık değil”, “sürdürülebilir kârlılık”tır. Sürdürülebilir kârlılığın sigortası ise itibarlı kurum olmaktan geçmektedir. Yitirildiği zaman ne kadar önemli olduğu anlaşılan kurumsal itibarı bizzat yöneten CEO’lar oldukça şanslı değil mi? Onların oturduğu tepe katlarda “yaprak kımıldamıyor”.


    İnebolu Sokak No:37/9 Setüstü Kabataş İstanbul  +90 212 244 88 40 pbx  +90 212 244 88 48 faks  skadibesegil@orsa.com.tr